Header Ads

Önizleme

Karşı cinsin artığını yiyip içmek

REKLAM Önizleme
Sual: S. Ebediyye’de, (Kadının artığını, yabancı erkeğin içmesi ve erkeğin artığını yabancı kadının içmesi, lezzet alacağı için mekruhtur) deniyor. Sadece içmek mi, yoksa yemek de buna dâhil mi? Yemek dâhilse, bir evde yemek yendi, bunların artıklarını karşı cins yiyebilir mi? Onların içtiği bardaklarla karşı cins içebilir mi?
CEVAP
(Artıktan lezzet alacağı için mekruhtur) deniyor. Bir artık kimin olduğu bilinmiyorsa, lezzet alacak bir durum olmaz. Mesela, erkeklerden yemek, ekmek, su ve meşrubat artıyor. Hangi erkek nereden kopardı veya ısırdı bilinmiyor. Bunların kadınlar tarafından yenmesi mekruh olmaz. Erkek eli değdi diye mekruh olmaz. Fırında ekmeği erkekler yapmışsa, kadınların ekmek yememesi gerekmez. Bir erkek, bir ekmeği parçalayıp ikiye bölse, yarısını kendi yese, yarısını da bıraksa, kimin ekmeği parçaladığı bilinmese, o yarıyı bir kadının yemesi lezzete sebep olmaz. Bir erkek, bir şişe suyun yarısını bardağına koyup içse, şişede kalan suyu, tanımadığı bir bayan içse, lezzet alacak bir durum olmaz. 5-10 kişi ziyafete geliyor, onlardan artan yiyecek ve içecekleri kadınların yiyip içmesinin mahzuru olmaz.

Mekruh olan durum şudur: Bir erkek bir bardak suyun yarısını içer, yarısını da yanındaki yabancı kadına (Al yarısını da sen iç!) dese veya bir erkek, bir elmayı ısırıp, yarısını yese, kalan yarısını da, yanındaki yabancı kadına (Bunu da sen ye!) dese, o kadın, bu artıklardan lezzet alabilir ve mekruh olur. Tersi de böyledir. Yani bir kadının artığını yabancı erkek içse, o da mekruh olur. Böyle bir durum yoksa, (Erkek eli veya kadın eli değmiştir) diyerek bir şeyi yiyip içmek mekruh olmaz.

Kaza ve kadere razı olmak
Sual: Başımıza gelen iyi veya kötü her şeye razı olmamak, kaza ve kadere razı olmamak anlamına mı geliyor?
CEVAP
Başımıza gelen her şey, Allahü teâlânın takdiriyle olduğuna göre, bunlara isyan etmek kadere razı olmamak anlamına gelir. İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

Her gün insanın karşılaştığı her şey, Allahü teâlânın dilemesi ve yaratmasıyla var olmaktadır. Bunun için, iradelerimizi Onun iradesine uydurmalıyız! Karşılaştığımız her şeyi, aradığımız şeyler olarak görmeliyiz ve bunlara kavuştuğumuz için sevinmeliyiz! Kulluk böyle olur. Kul isek, böyle olmalıyız! Böyle olmamak, kulluğu kabul etmemek ve sahibine karşı gelmek olur. Allahü teâlâ, hadis-i kudsîde buyuruyor ki:

(Kaza ve kaderime razı olmayan, beğenmeyen ve gönderdiğim belalara sabretmeyen, benden başka Rab arasın! Yeryüzünde kulum olarak bulunmasın!) [3/59 -Taberânî]

Başa gelen her şeyin, Allah'tan geldiğine inanıp sabredip güzel karşılayan kimse, dünyada da çok mutlu olur. Bunun, tecrübe ile de sabit olduğu kitaplarda yazılıdır. Bunun için, dua ederken, (Yâ Rabbî, kaza ve kaderine razı olduğun kullarından eyle!) diye dua etmeliyiz.
Önizleme
Blogger tarafından desteklenmektedir.