Header Ads

Önizleme

Her düşünen müctehid midir?

REKLAM Önizleme
Sual: Din konusunda, düşüncesinde isabet eden sevap alır diye bir hüküm var mıdır?
Cevap: Misyonerlerin asırlar boyu devam eden çalışmaları, İngilizlerin iğrenç siyaseti ve her türlü maddi güçlerini kullanması ile, İslâm dininin bekçisi, Ehl-i sünnet âlimlerinin hizmetçisi olan Osmanlı devleti parçalanınca, mezhepsizler meydanı boş buldular. Bilhassa, Ehl-i sünnet âlimlerine söz hakkı tanınmayan memleketlerde, mesela Suudi Arabistan'da, yalan ve hilelerle, Ehl-i sünnete saldırmaya, İslâmiyeti içeriden yıkmaya başladılar. Suudi Arabistan'dan dağıtılan sayısız altınlar, bu saldırganlığın dünyanın her yerine yayılmasını sağladı. Pakistan'dan, Hindistan'dan ve Afrika milletlerinden gelen haberlerden anlaşıldığına göre, din bilgisi ve Allah korkusu olmayan bazı din adamları, bu saldırganlara destek olarak mevkilere ve apartmanlara kavuşmuşlardır. Bilhassa gençleri aldatarak, Ehl-i sünnet mezhebinden ayırmak için yaptıkları hıyanetleri, bu habis kazançlarına sebep olmakta imiş. Medreselerdeki talebeyi, Müslüman yavrularını aldatmak için yazılan kitaplardan birinde;

"Bu kitabı, mezhep taassubunu kaldırmak ve herkesin kendi mezhebi içinde kavgasız yaşamasını sağlamak için yazdım" deniyor. Bunlar, mezhep taassubunu kaldırmayı, Ehl-i sünnete saldırmakta gördüğünü söylemektedirler. İslâm dinine hançer saplamakta, bunu Müslümanların kavgasız yaşaması için yaptığını söylemektedirler. Kitabın bir yerinde;

"Düşünen bir insan, düşüncesinde isabet ederse, on misli, hata ederse, bir ecir alır" deniyor. Buna göre her insan, yani ister Hristiyan, ister müşrik olsun, her düşüncesinde ecir alacak. Hem de doğru olanlarında on sevap! Peygamber efendimizin hadîs-i şerifini değiştiriyorlar, hile yapıyorlar. Halbuki hadîs-i şerifte;

(Bir müctehid, âyet-i kerimeden ve hadîs-i şeriften, amele ait bir hüküm çıkarırken, isabet ederse, buna on sevap verilir. Hata ederse, bir sevap verilir) buyuruluyor. Hadîs-i şerif, bu sevapların her düşünene değil, ictihad derecesine yükselmiş olan İslâm âlimine verileceğini, buna da, her düşünmesine değil, Nasslardan, amele ait hüküm çıkarmak için çalışmasında verileceğini göstermektedir. Bu çalışması ibadettir. Her ibadete verildiği gibi, burada da sevap verilmektedir.

***
Sual: İbni Teymiyye hangi temel hususlarda ehl-i sünnetten, doğru yoldan ayrılmıştır?
Cevap: İbni Teymiyye'nin Selef-i sâlihînden ayrıldığı yerler hakkında Tâcüddîn-üs-Sübkî hazretleri buyuruyor ki:

1- Talak vaki olmaz, yemin kefareti vermek lazımdır diyor.
2- Kılınmayan namazı kaza etmek lazım değildir diyor.
3- Suda fare gibi hayvan ölünce necis olmaz diyor.
4- Cünüp olanın, gece gusül etmeden nafile namaz kılması caizdir diyor.
5- Allahü teâlâ zerrelerden yapılmıştır diyor.
6- Kur'ân-ı kerim, Allahü teâlânın zatında yaratılmıştır diyor.
7- Âlem, yani her mahluk, nevi ile kadimdir, sonsuzdur diyor.
8- Allah, iyi şeyleri yaratmaya mecburdur diyor.
9- Allahü teâlânın cismi ve ciheti vardır ve yer değiştirir diyor.
10- Cehennem ebedi, sonsuz değildir, sonunda söner diyor.
11- Peygamberlerin masum, günahsız olduklarını inkâr ediyor.
12- Resûlullah efendimizin diğer insanlardan farkı yoktur. Onu vasıta kılarak dua etmek caiz olmaz diyor.
13- Resûlullah efendimizi ziyaret etmeye niyet ederek Medine şehrine gitmek günahtır diyor.
14- Peygamber efendimizden şefaat istemek için gitmek de haramdır diyor.
15- Tevrat ve İncil'in kelimeleri değil, manaları değişmiştir diyor...

Bazı âlimler, yukarıda bildirilenlerin çoğu ibni Teymiyye'nin sözü değildir dedi ise de, Allahü teâlânın ciheti olduğunu ve parçaların birleşmesinden meydana geldiğini söylediğini inkâr eden yoktur.

İbni Teymiyye'yi savunan ve bilhassa Vâsıta kitabını bastıranlar var. Bu kitap, onun Kur'ân-ı kerime, hadîs-i şeriflere ve icmâ'ı müslimine uymayan fikirleri ile doludur. Okuyanlar arasında büyük fitne ve bölücülük uyandırmakta, kardeşi kardeşe düşman etmektedir. Hindistan'daki Vehhabiler ve başka İslâm memleketlerinde, bunların tuzaklarına düşmüş cahil din adamları, ibni Teymiyye'yi kendilerine bayrak yapmışlar, ona "Şeyh-ul-islâm" gibi isimler takmışlar. Onun sapık fikirlerine, bozuk yazılarına din ve iman diye sarılıyorlar.

Müslümanları parçalayan, İslâmiyeti içeriden yıkan bu feci akıntıyı durdurmak için Ehl-i sünnet âlimlerinin onu reddeden, kitaplarını okumalıdır. Bu kitaplardan Takıyyüddîn-üs-Sübkî hazretlerinin, Şifâ-üs-sikâm fî-ziyâreti-hayril-enâm kitabı, ibni Teymiyye'nin bozuk fikirlerini yok etmekte ve yayılmasını önlemektedir.

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.