Header Ads

Önizleme

Şüpheli şeylerden kaçınmalıdır

REKLAM Önizleme
Sual: Bir Müslümanın alışveriş yaparken neye dikkat etmesi gerekir, herkesle alışveriş yapılabilir mi, seçici olmak gerekir mi?
Cevap: 
Konu ile alakalı olarak, İmâm-ı Gazâlî hazretleri Kimyâ-i se'âdet kitabında buyuruyor ki:
"Şüpheli şeylerden kaçınmalıdır. Harama yaklaşan zaten asi, fasık olur. Şüphe edilen şeyleri, Ehl-i sünnet kitaplarından öğrenmelidir. Cahil hafızlara, hocalara ve her kitaba güvenmemelidir. Kalbine sıkıntı getiren şüpheliyi almamalıdır. Zalimlerle, hile, hıyanet edenlerle, yemin ile satanlarla, dükkânında haram şey satanlarla alışveriş etmemelidir. Zalimlere, fasıklara veresiye satmamalıdır. Çünkü, öldükleri zaman üzülür. Halbuki, zalimler yani Müslümanlara ve İslâmiyete eli ile, dili ile, kalemi ile zarar yapanlar ölünce üzülmek günahtır.

Onlara yardım etmek caiz değildir. Mesela, din ile alay edenlere, yalan yanlış kitaplar yazarak dini yıkmaya uğraşanlara kâğıt satmak günahtır. Velhasıl, herkesle muamele etmemelidir. Doğru insan aramalıdır. Bir zaman vardı ki, bir tüccar, her istediği ile muamele edebilirdi. Çünkü, herkes, alışveriş ilmini biliyor ve bildiğine göre hareket ediyordu. Sonraları öyle zamanlar geldi ki, birkaç kişi ile muamele edilemezdi. Daha sonraları ise, ancak birkaç kimse ile muamele edilebilir oldu. Bir zaman gelmek korkusu vardır ki, alışveriş edecek kimse bulunamayacaktır. Bunu çok zaman önce, söylemişlerdir.

Bizler, belki de, büyüklerimizin korktuğu o zamana kaldık. Kim ile olursa olsun, alışveriş edilmektedir. Cahil hafızlar, yangına körükle gidip; (Bugün dünyanın her tarafı böyle oldu. Her yerdeki mala haram karıştı. Haramdan kurtulmak imkânsız oldu) diyorlar. Bu söz, çok yanlıştır. Hiç de dedikleri gibi değildir. Bunların hepsini kim yapabilir diyerek ümitsizliğe düşmek doğru değildir.

Ne kadar yapılabilirse çok kâr olur. Ahiretin dünyadan daha iyi olduğuna inanan kimse, bunların hepsini de yapabilir."

***
Sual: Eti yenen hayvanlardan bazıları, bulundukları yerin durumuna göre, necis olan şeyler yiyebiliyorlar, bu hayvanların etini yemek, sütünü içmek uygun olur mu?
Cevap: 
Tezek ve başka necis şeyleri yiyen hayvanın eti kokarsa, yanına yaklaşınca pis koku gelirse, eti, sütü ve teri necis olup, yemesi mekruhtur.

***
Sual: Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde namaz kılmak var mıydı? Namaz kılmak imanın şartı mıdır?
Cevap: 
(Dürr-ül-muhtâr)da namazı anlatmağa başlarken ve İbni Âbidîn, (Redd-ül-muhtâr) kitabı, ikiyüzotuzdördüncü sahifede, bunları açıklarken buyuruyor ki:
Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi. Hepsinin kıldığı, bir araya toplanarak bize farz edildi. Namaz kılmak, imanın şartı değil ise de, namazın farz olduğuna inanmak, imanın şartıdır. Namaz, dua demektir. İslâmiyetin emir ettiği, bildiğimiz ibadete, namaz (Salât) ismi verilmiştir. Mükellef olan [yani âkıl ve baliğ olan] her Müslümanın, her gün beş vakit namazı kılması (Farz-ı ayn)dır. Farz olduğu, Kur'ân-ı kerimde ve hadîs-i şeriflerde, açıkça bildirilmiştir. Mirac gecesinde, beş vakit namaz emir olundu. Mirac, hicretten bir yıl önce, Receb ayının yirmiyedinci gecesinde idi. Miracdan önce, yalnız sabah ve ikindi namazı vardı. (Tam İlmihal s. 210)

Önizleme
Blogger tarafından desteklenmektedir.