Header Ads

Önizleme

Oruç tutanlar ve bayramları

REKLAM Önizleme
Sual: Alim ve evliya ile diğer insanların orucu ve bayramı aynı mıdır?
Cevap: Oruç tutanlar üç nevdir: Cahiller orucu, Âlimler orucu ve Enbiya ve Evliya orucu. Cahillerin orucu, yemezler ve içmezler ve cima etmezler. Ama, başka masiyeti işlerler. Âlimler orucu, bunlar başka masiyeti de işlemezler. Enbiya ve Evliya orucunda, şüpheli olan her şeyden kaçarlar.

Oruç tutanların bayramı, üç nevdir: Cahiller bayramı, âlimler bayramı, Enbiya ve Evliya bayramı. Cahiller bayramı, akşam oldukta, iftar ederler. Ve istediklerini yerler ve içerler ve bizim bayramımız budur derler. Âlimler bayramı, akşam oldukta, iftar ederler. Eğer, Allahü azîm-üş-şân tuttuğumuz oruçtan razı olduysa, bizim bayramımız budur derler. Eğer razı olmadı ise, bizim hâlimiz nice olur, diye tefekkür ederler. Amma Enbiya ve Evliya bayramı, rü'yetullahdır. Onlar Allahü azîm-üş-şânın rızasına müştaktırlar.

Ve dahi, cümle müminlerin bayramı beş nevdir:

1. ci odur ki, bir müminin sol yanındaki melek, kötü amel olarak yazmağa bir şey bulamazsa.
2. ci, sekerât-ül-mevtde, müjdeci melekleri gelip, merhaba ya mümin! Sen Cennetliksin diyerek müjde ederlerse.
3. cü, kabre vardık da, kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe bulursa.
4. cü, Kıyamet gününde, Arş-ür-rahman altında, Enbiya ve Evliya ve ulema ve suleha ile birlikte gölgelenir ise.
5. ci, kıldan ince ve kılıçtan keskin ve gecenin karanlığından daha karanlık, bin yıl iniş ve bin yıl yokuş ve bin yıl düz olan sırat köprüsü üzerinde, yedi yerde olan suale cevap verir geçerse. Eğer veremezse, her birinde, bin yıl azab olunsa, gerektir. O yedi sual: Evvelki, imandan. İkinci, namazdan. Üçüncü, oruçtan. Dördüncü, hacdan. Beşinci, zekâttan. Altıncı, kul hakkından. Yedinci, gusülden ve istincadan ve abdestten. (İslâm Âhlâkı s. 301)

***
Sual: Oruca nasıl niyet etmelidir?
Cevap: Oruca, her gün için ayrı niyet lâzımdır. (Hindiyye)de diyor ki, (Niyet kalp ile olur. Sahura kalkmak, niyet demektir.) Oruçta niyet iki nevdir, çeşittir: Evvelki nev, Ramazan ayının her günü için ve nafile ve muayyen nezir için niyetin evvel vakti, önceki gün güneşin batması ve âhır vakti (Dahve-i kübrâ) vaktidir. Dahve-i kübrâ vakti, şer'î gündüz müddetinin, yani oruç tutma zamanının yarısıdır. Dahve vaktine kadar -yememiş ve içmemiş ise- niyet eder ve orucu tutar. Dahve vaktinde niyet câiz değildir. Fecirden evvel niyet ederken, (Niyet ettim, yarın oruç tutmağa) denir. Fecirden sonra niyet ederken, (Niyet ettim, bugün oruç tutmağa) denir.

İkinci nev, kaza, kefaret, nezr-i mutlak. Bu üçünün niyet zamanı birdir. Evvel vakti, bir evvelki gün güneşin batması ve âhır vakti fecr-i sâdık, yani tan yeri ağarmazdan evveldir. Tan yeri ağardıktan sonra -bu üçüne- niyet câiz olmaz. Bir senenin Ramazan ayının çeşitli günlerini kaza ederken, günlerin isimlerini veya sıralarını tayin etmek lâzım olmadığı, İbni Âbidînde, kaza namazı sonunda yazılıdır. (İslâm Âhlâkı s. 301)

***
Sual: Ramazan orucunu bilerek, isteyerek bozan ne yapmalıdır? Kefaret gerektirmeyen durumlar nedir?
Cevap: Bir kimse, Ramazan-ı şerifte, imsak vaktinden evvel niyet etmiş olduğu orucunu kast ile bozsa, hem kefaret, hem de kaza lâzım gelir. Nafile ve kaza oruçlarında kefaret yoktur.
Kefaret için bir köle azad edilir. Ona gücü yetmezse, Ramazan günlerinden ve oruç tutulması haram olan beş günden gayri günlerde, arasını kesmeksizin altmış gün oruç tutar. Bundan sonra da, bozduğu oruçların gün sayısı kadar, ayrıca kaza orucu tutar. Ramazan Bayramının birinci günü ve Kurban Bayramının dört günü, oruç tutmak haramdır. Ona da gücü yetmezse, altmış fakiri bir gün veya bir fakiri altmış gün iki kere doyurur. Yahut her birine fıtra miktarı mal verir.

Bir gün kaza orucu için, bir gün oruç tutar.

Beş kimseye, kefaret lâzım gelmez. Evvelki, mariz (hasta). İkinci, misafir. Üçüncü, emzikli hâtun çocuğuna zarar verir diye tutmadıysa. Dördüncü, pîr-i fâni (çok yaşlı). Beşinci açlıktan veya susuzluktan helâk olmak korkusu olan kimse.

Bunlar, özürleri zail olduktan sonra, ancak gününe, gün olarak kaza etmek lâzım gelir. Ve dahi, bir kimse, iki veya üç Ramazandan, birer gün oruç yese, her birinden ötürü, birer kefaret mi eder, yoksa üçü için bir kefaret mi eder? Bu mesele ihtilaflıdır. İhtiyat olarak her birinden ötürü, birer kefaret eder. Bir kimsenin Ramazandan borcu olsa, o kimse, borcunu tutmasa ve üzerinden yıl geçse, bazı ulemanın beyanına göre, o kimse, günahkâr olur.

Ve dahi, bir kimse, kefaret tutmakta iken Ramazan-ı şerif veya Kurban bayramı gelse, Ramazandan ve bayramdan sonra, tekrar baştan başlamak üzere tutmak lâzımdır. Evvelkiler sayılmaz.
Ve dahi, bir kimse, sefere niyet etmeksizin orucunu yese ve badehu sefere niyet etse ve gitse, hem kaza, hem kefaret lâzım gelir. Yolculuk, orucu bozmağı mubah yapmaz. Sefere çıkan kimsenin o gün orucu bozmaması vacibtir. Gece veya gündüz Dahve vaktine kadar niyet eden misafirin o gün orucunu bozması helal olmaz. Eğer bozarsa, yalnız kaza eder. Yolculuk, oruca başlamamağı mubah yapar.(İslâm Âhlâkı s. 302)

Önizleme
Blogger tarafından desteklenmektedir.