Header Ads

Önizleme

Hâfız pazarlık etmeden, Allah rızası için okumalıdır

REKLAM Önizleme
Sual: Hâfızın pazarlık etmeden, Allah rızası için hatim okuyup, okutanın hediye ettiğini alması câiz olur mu? Kur'ân-ı kerim bastırıp, kâğıt ve işçilik ücreti istemek, satmak sayılır mı? Kur'ân-ı kerimi satmak demek, onu para ile, ücret ile öğretmek midir?
Cevap: 
(Hadîka) ve (Berîka) son sahifelerinde diyor ki, (Hâfız pazarlık etmeden, Allah rızası için hatim, cüz veya mevlid okursa, okutanın hediye ettiğini alması câiz olur. İtiraz ederse, aldığı haram olur). Okutanın da az vermesi câiz değildir. İmâm-ı Zâhidî "rahmetullahi teâlâ aleyh" (Hâvî) kitabında, (Hatim okutmak için, hâfıza, kırkbeş dirhem [gümüş veya dörtbuçuk miskal, yani bir liralık üç altın]den az hediye vermek câiz değildir) buyuruyor.

Ne kadar çok verirse, sevabı o kadar çok olur. İbni Âbidîn, beşinci cilt, ikiyüzkırkdokuzuncu sahifede buyuruyor ki: (Hâkimlik gibi ibadetleri, ücret şart etmeden kabul edip işe başlamalı, sonra iş veren ne verirse almalıdır. Bu kadar para verirsen yaparım, vermezsen yapmam demek bâtıl olur, ücreti alması haram olur). Hâfız, okumak için, çok veren ile az vereni ayırt etmemelidir. Ayırt ederse, para kazanmak için hâfız olmuş demektir. Bu ise, haramdır.

Hâfızlar, Kur'ân-ı kerim ve mevlid okumakla geçinmemeli. Bunları, para düşünmeden, Allah rızası için okumalıdır. İmamlıkla, sanatla veya ticaretle geçinmelidirler. Kur'ân-ı kerimi bastırıp satanlar, bunu kitapçılık ticaretine âlet edenler, Kur'ân-ı kerim öğretilmesine, okunmasına sebep olmak niyeti ile olursa, câiz ve sevab olur. Aldığı satış parası helal olur. Fakat, böyle niyetin alâmeti vardır ki, mal oluş fiyatına yakın, az bir kârla satmalıdır. Geçimi başka kitaplardan sağlanıyorsa, Kur'ân-ı kerimi kârsız satmalıdır. (Şir'a)da diyor ki, (Mu'âz bin Cebel "radıyallahü teâlâ anh" hazretlerine, falanca, Kur'ân-ı kerim yazıp satıyor dediklerinde, bu, Kur'ân-ı kerim satmak değildir. Kâğıt ve işçilik ücreti istemektir.

Kur'ân-ı kerimi satmak demek, onu para ile, ücret ile öğretmektir buyurdu). Kur'ân-ı kerimi, okuyarak geçim vâsıtası yapmak için ezberleyen hâfızlar ve tecvid ile okumayıp, teganni ile okuyan hâfızlar, gerçekten hamele-i Kur'ân değildir. (Çok hâfızlar vardır ki, Kur'ân-ı kerim, bunlara lanet eder) hadîs-i şerifinde bildirilenlerden olurlar]. (Tam İlmihal s. 873)

***
Sual: Dinimizde belli bir kâr haddi var mıdır, satılan mallara sınırlama getirilebilir mi?
Cevap: 
Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde deniyor ki:
"Enes bin Mâlik hazretleri nakleder ki, Medîne-i münevverede, pahalılık oldu. Ya Resûlallah! Fiyatlar yükseliyor. Bize kâr haddi koyunuz denildi. (Fiyatları koyan Allahü teâlâdır. Rızkı genişleten, daraltan, gönderen yalnız Odur. Ben, Allahü teâlâdan bereket isterim) buyurdu. Dürr-ül-muhtârdaki hadis-i şerifte; (Kâr haddi koymayınız! Fiyat koyan, Allahü teâlâdır) buyurdu. Esnafın hepsi fiyatları, fahiş olarak yani mal oluş fiyatının iki misline çıkardığı, arttırdığı, millete zarar ve zulüm hâline geldiği zaman, hükûmetin, tüccarlara danışarak uygun bir narh, kâr haddi koyması caiz olur."

Hükûmetin koyduğu bu fiyata uymak vaciptir. Bunun gibi, adaleti, milletin haklarını, hürriyetlerini koruyan kanunlara uymak lazımdır. Bunları korumak için, hükümete yardımcı olmalı, mal, vergi kaçakçılığı yapmamalıdır. Gayr-i müslim hükûmetlerin kanunlarına da karşı gelmemelidir.

***
Sual: Vakıf olarak yapılmış bir bina, eskimiş ve kullanılamaz duruma gelmiş ise, bu binanın malzemelerini başka yerde kullanmanın mahzuru olur mu?
Cevap: 
Vakıf olarak yapılan cami, bina harap olunca, işe yaramayan parçaları satılıp, kendi tamirine, tamiri mümkün değilse, yakın bulunan bir vakıf binanın tamirine, onun ihtiyacına sarf edilir. Başka bir yere sarf edilemez.

***
Sual: Bir kimsenin, dükkânında, mağazasında mallarını satarken, salevat ve benzeri tesbihleri söylemesi, dinimiz açısından uygun olur mu?
Cevap: 
Konu ile alakalı olarak İhtiyâr kitabında deniyor ki:
"Tesbih, tahmid, tekbir, Kur'ân-ı kerim, hadis-i şerif ve fıkıh kitabı okumak sevaptır. Ahzâb suresinin 35. âyetinde mealen; (Allahı çok zikreden erkeklerin ve kadınların günahları affolur ve çok sevap verilir) buyuruldu. Tüccarın, malını müşteriye gösterirken, bunları okuması ve kelime-i tevhid, salevat okuması günahtır. Bunları, para kazanmaya alet etmek olur."

***
Sual: Abdest alırken, yıkanacak uzuvları kaç kere yıkamalıdır?
Cevap: 
Abdest alırken, yıkanacak yerleri, üç kere su dökmek değil, üç kere tam yıkamak sünnettir. Üçten fazla yıkamak mekruhtur. Üçü sayarken şaşırırsa, üç yapar. Fazla oldu ise, mekruh olmaz.

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.