Header Ads

Önizleme

Duanın ve ibadetlerin kabul olması için...

REKLAM Önizleme

Duaların ve herhangi bir amelin kabul olmasının şartları vardır. Bunlar, kişide iman, ilim, niyet, ihlâs olması ve kul hakkı bulunmamasıdır. Önce Ehl-i sünnet itikâdında olmak, sonra yapılacak ibadetin sıhhatinin şartlarını bilmek lazımdır.
Bir amelin, ibadetin sahih olması başka, kabul olması başkadır. İbâdetlerin sahih olmaları için, kendilerine mahsus şartları, farzları vardır. Bunlardan biri noksan olursa, o ibadet sahih olmaz, yani yapılmamış olur. Cezasından, azabından kurtulamaz. Sahih olup da, kabul olmayan ibadet için azap yapılmaz ise de, o ibadetin sevabına kavuşamaz. İbadetin kabul olması için, önce sahih olması, sonra bildirilen şartlarının bulunması da lazımdır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
"Bir kimse, Peygamberler gibi ibadet etse, fakat üzerinde çok az kul borcu olsa, bunu ödemedikçe Cennete giremez."

Bu kimsenin duaları da kabul olmaz. İbni Hacer-i Mekkî hazretleri, Zevâcir kitabında buyuruyor ki:
"Bakara sûresi 188. âyetinde meâlen, (Ey müminler! Birbirinizin mallarını bâtıl yoldan yemeyin!) buyuruldu. Buradaki bâtıl yol, faiz, kumar, gasp, hırsızlık, hile, hıyânet, yalancı şahitlik, yalan yemin ederek aldatmaktır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Helâl yiyen, farzları yapıp, haramlardan sakınan ve insanlara zarar vermeyen bir Müslümân Cennete gidecektir.)

(Haram ile beslenen beden, ateşte yanar.)

(Şerrinden, zararından emîn olunmayan kimsenin, dîni, namazları, zekâtları, kendisine fayda vermez.)

(Üzerindeki cilbâbı haramdan gelmiş olan adamın namazları kabul olmaz.) [Zevâcir]

Müslüman olsun, gayrimüslim olsun, kimsenin malına, canına, ırzına saldırmamalı, kimseyi incitmemeli, herkesin hakkını ödemelidir. Kul hakkının en önemlisi ve azabı en çok olanı, akrabasına ve emri altında olanlara din bilgisi öğretmeyi terk etmektir. Onların ve bütün insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibâdetlerini yapmalarına mâni olanın İslâm düşmanı olduğu anlaşılır. Din düşmanı ve bid'at sahipleri ile arkadaşlık etmemeli, onların kitaplarını, gazetelerini okumamalı, radyolarını dinlememeli, televizyonlarını izlememelidir Sözünü dinleyenlere emr-i maruf yapmalıdır. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okuyarak ve dağıtarak, bir de güler yüzle, tatlı dille, hâl ve hareketlerimizle örnek olarak emr-i maruf yapmalı, hiç kimse ile münakaşa etmemelidir. Güzel ahlâk ile süslenmeli, İslam dininin şânını, şerefini herkese göstermelidir...

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.