Header Ads

Önizleme

Yakında olan ile uzakta olan müsavi değildir

REKLAM Önizleme
Sual: Yakında olan ile uzakta olan müsavi değildir deniyor. Uzakta olanlar istifade edip marifete, kavuşamaz mı?
Cevap:
Urvetülvüskâ Muhammed Masum Fârûkînin (Mektûbât) kitabı üçüncü cilt 153. mektubunda buyruluyor ki: Ezelde takdir edilmiş olan şey, elbet vâki olacaktır. Ra'd sûresinin kırkıncı âyetinde mealen, (Her vakit için, bir hüküm vardır) buyuruldu.

Hak teâlâyı aramağa devam ediniz! Kokusunu duyduğunuz yere koşunuz. Fırsat günleri ganimettir. Dünyaya iki kere gelmek yoktur. Yolumuzun esası sohbettir. Yanındaki ile uzaktaki müsavi olur mu?

Veyselkarânî, Resûlullahı göremediği için, hiçbir Sahabinin derecesine ulaşamadı. Bütün tariklerde, yakında olan ile uzakta olan müsavi değil ise de, bizim yolumuzun esası sohbettir, beraber olmaktır.

Aklı başında olan talip, üstadına olan muhabbeti miktarınca, onun kalbinden saçılıp kendisine gelen feyzlerden ve bereketlerden, uzakta iken de, alır. Manevi bağı [muhabbeti] sebebi ile, uzaktan gelen feyzlerden alırsa da, marifete ve vilâyet derecelerine kavuşmak için, sohbet şarttır. Allahü teâlâ, büyüklerin kalplerinden yayılan feyzlerden almamızı nasip eder. [Resûlullahtan gelen din bilgileri ikiye ayrılır: Beden bilgileri ve kalp bilgileri. Beden bilgilerine (Ahkâm-ı islâmiyye) denir. Bu bilgiler (Kelam), (Fıkıh) ve (Ahlâk) kitaplarından öğrenilir. Kalp bilgilerine (Marifet) ve (Feyz) denir. Marifet, feyz, insanın kalbine, Evliyanın kalplerinden akar.] (Hak Sözün Vesîkaları s. 352)

***
Sual: Peygamberlerin dışında, olağanüstü şeyler yapıp gösterenlerin, bu gösterdikleri şeylere de mucize denebilir mi?
Cevap: 
Peygamberlerin, Allahü teâlâ tarafından gönderilmiş olduklarını, hakikati söylediklerini gösteren harikulade, olağanüstü şeylere, Mucize denir. Peygamberin, mucize gösterirken; "inanmıyorsanız, siz de yapınız, fakat, yapamazsınız" demesi lazımdır.
Mucize, fen kanunlarına aykırı olan şeylerdir. Bunun için, fen adamları mucize yapamaz. Böyle olağanüstü şeyler gösteren kimse, bunu önceden söylemez ve siz yapamazsınız demezse, bunun Peygamber olmayıp, veli olduğu anlaşılır ve yapılan şeye de Keramet denir. Evliya olmayanların yaptığı böyle olağanüstü şeylere de, büyü denir. 
Büyücülerin yaptıkları şeyler, Peygamberlerden ve evliyadan da hasıl olabilir. Firavunun sihirbazları, iplikleri yılan şekline sokunca, Mûsâ aleyhisselamın asasının, daha büyük bir yılan olup, onları yutması böyledir. Sihirlerinin bozulduğunu ve kendilerinin yapamayacağı mucizeyi görünce hepsi, Mûsâ aleyhisselamın dinini kabul ederek iman ettiler. Firavunun ölümle tehdidi ve zulümleri karşısında bunlar, imanlarından dönmediler.

Peygamberlerin mucizelerini ve evliyanın kerametlerini hep Allahü teâlâ yaratmaktadır. Tabiat hadiselerine uyan işleri, belli sebeplerin tesirleri ile yarattığı hâlde, mucizeleri böyle sebepler olmadan yaratmaktadır. Sihir, cisimlerin fizik özelliklerini, şekillerini değiştirir, maddenin yapısını değiştirmez. Mucize ve keramet ise, ikisini de değiştirebilir.

***
Sual: Çarşıya, pazara çıkıldığı zaman, nasıl hareket etmeli ve okunması gereken bir dua var mıdır?
Cevap: 
Süleyman bin Cezâ hazretleri, Eyyühel-veled kitabında buyuruyor ki:
"Pazar yerinde gezerken kimseyi rahatsız etme! Sokaklarda sümkürme, kimse ile alay etme! Yürürken ve insanlara karşı yemek yeme! Kimseyle kavga eyleme, dostla da, düşmanla da münakaşa etme! Sattığın eşyayı geri getirirlerse reddetme! Yalan söyleme! Haram yeme, kimseyi aldatmaya kalkışma!

Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Bir kimse çarşıya girince "Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümît ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey'in kadîr" okusun, bin günahı affolur.)"
Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.