Header Ads

Önizleme

Çocuğa verilen hediyeler

Sual: Küçük çocuğa verilen hediyeyi kim alır? Hediye vermekte evlatlar arasında ayırım yapmak uygun mudur? Çocuğun yaptığı iyiliklerin sevabı ana, babasına da verilir mi?
Cevap: 
Küçük çocuğa verilen hediyeyi babası kabzeder. Babası yok ise, babanın vasisi, o da yoksa, dedesi kabul eder. Dedesi de yoksa, dedesinin vasiyet ettiği kabul eder. Bu dördünden biri varken, çocuğa bakan akrabası bile alamaz. Bu dördünden biri yoksa, çocuğa evinde bakan kabul eder. Aklı başında çocuğun kendisi kabul edebilir. Salih olan oğlan ve kızlarına hediyeyi, müsavi miktarda vermek efdaldir. Ölüm hastası olmayanın malının hepsini oğluna hediye etmek caiz olur ise de günahtır.

Çocuğun mülkü olur ise de babaya günah olur [Hindiyye]. Reşit ve salih veya ilim tahsilinde olan çocuklarına daha çok vermek caizdir. Salâhları müsavi ise, müsavi dağıtmalıdır. Çocukları fasık olanın miras bırakmayıp, salihlere, hayrata vermesi efdaldir. Çünkü, günaha yardım etmemiş olur.

Fasık çocuğa nafakadan fazla yardım yapmamalıdır. Çocuğa gelen hediyeden ananın babanın yemesi caizdir. Çocuğun yaptığı iyiliklerin sevabı kendisinedir. Anasına babasına, öğretmek ve yaptırmak sevabı verilir. Satılan malı teslim etmek, hediye olunanın ise kabzolunması da lâzımdır). (Tam İlmihal s. 839)

***
Sual: Ödeme imkanı varken, borcu ödememek veya ödemeyi geciktirmek uygun mudur?
Cevap:
Malı olduğu hâlde, borcu az olsa dahi, ödememek haramdır. Böyle kimse akrabası ve kadın, çocuk olsa bile, hapis olunur. Yalnız ana, baba, çocuklarına borçlu oldukları için hapis olunmaz. Hapiste bulunanın, cuma, bayram, cenaze namazlarına, hacca, hastaya gitmesine izin verilmez. Ödeyinceye veya fakir olduğunu ispat edinciyle kadar hapiste kalır.

(Fetâvâ-i Hayriyye), ikinci kısım başında diyor ki, (Malı olan, borcunu ödemeyince hapis olunur. Yine ödemezse, İmam-ı a'zama göre, ödeyinceye kadar hapiste bırakılır. İki imama göre, kâdı malını, evini satarak öder. Sonra hapisten çıkarır. Fetva da böyledir. Dayak atmak caiz değildir). Üst katın sahibi, alt katı, sahibinin izni ile tamir etse, masrafını alt katın sahibinden ister. Vermezse hapis olunur. (Tam İlmihal s. 828)

***
Sual: Ödünç istemek ne zaman caiz olur? Nisaba malik olmayan kurban kesmek için ödünç isteyebilir mi? Malını harama harcedene ödünç verilir mi?
Cevap: 
Ödünç istemek ancak lâzım olunca caiz olur. Lâzım olmak üç türlüdür:

1- Lüzum-i icabı. Nafakası olmayanın veya kazancı şüpheli olanın, helal nafaka almak için, ödünç istemesidir. Setr-i avret için çamaşır parası da böyledir.

2- Lüzum-i aklî. Evi olmayan kimsenin, memleketin âdetine göre, kira veya satın almak için ödünç istemesidir. Soğuktan korunmak için, elbise parası da böyledir.

3- Lüzum-i istihsani. Mevkii, vazifesi sebebi ile, âdete uygun giyinmek için, ödünç istemektir. Bu üç lüzum için, faizsiz ödünç istemek caiz olur. Yalnız bunlara ödünç verilir. Başkalarına, zalimlere, fasıklara ödünç verilmez. İhtiyacı olana ödünç verilir. İhtiyacı olmayana, malını lüzumsuz yerlere, harama harç edene verilmez. Başkasına ödünç vererek, kendini sıkıntıya düşürmek doğru değildir. Nisaba malik olmayan kimsenin, kurban kesmek için ödünç istemesi caiz değildir. (Tam İlmihal s. 829)

Önizleme
Blogger tarafından desteklenmektedir.