Header Ads

Önizleme

Hadis-i şeriflerle amel etmek

REKLAM Önizleme
Sual: Bir Müslüman, hadis-i şerifleri öğrenerek, bunlara göre amel edebilir ve ibadet yapabilir mi?
Cevap: Müctehit olmayan bir Müslüman, bir sahih hadis öğrenip, mezhep imamının buna uymayan hükmünü yapmak kendine ağır gelirse, bu Müslümanın, dört mezhep arasında, bu hadise uygun ictihat etmiş olan müctehidi arayıp bulması ve bu işini onun mezhebine göre yapması lazımdır. İmam-ı Nevevi hazretleri Ravdat-üt-talibin kitabında bunu uzun açıklamaktadır. Çünkü ictihat derecesine yükselmemiş olanların Kitap ve Sünnet'ten hüküm çıkarmaları caiz değildir.

Zamanımızda bazı kimseler, kendilerinin mutlak müctehit derecesine yükseldiklerini, Kitap ve Sünnet'ten hüküm çıkarabileceklerini ve dört mezhepten birine uymaya ihtiyaçları olmadığını söylüyorlar. Bozuk düşünceleri ile mezhepleri çürütmeye kalkışıyorlar. "Bizim gibi olan din adamlarının reylerine, görüşlerine uyamayız" gibi cahilce sözler söylüyorlar. Şeytanın vesvesesi ve nefislerinin tahriki ile üstünlük iddia ediyorlar. Böyle sözleri ile, üstünlüklerini değil, ahmaklıklarını ortaya koymuş olduklarını anlayamıyorlar.

Bunlar arasında, "Herkes tefsir okumalı, tefsirden ve Buhari'den hüküm çıkarmalıdır" diyenler de vardır. Böylelerini din adamı sanmaktan ve uydurma kitaplarını okumaktan çok sakınmalıdır.

Ameldeki dört mezhepten birini seçmeli ve ona sımsıkı sarılmalıdır.

***
Sual: Mezheplerin kolay hükümlerini toplayarak bunlarla amel etmek uygun olur mu?
Cevap: Mezheplerin kolaylıklarını araştırmak, yani mezhepleri telfik etmek caiz değildir. Telfik, mezheplerin kolaylıklarını toplayarak, yapılan bir işin bu mezheplerden hiçbirine uymaması demektir. Bir işi yaparken bir mezhebe uyduktan sonra, ayrıca diğer üç mezhebe de mümkün olduğu kadar uyulursa, buna takva denir ki, çok sevap olur.

***
Sual: Araplarla Yahudiler, nesep, soy olarak aynı kökten mi gelmektedirler?
Cevap: İbrahim aleyhisselam iki defa evlenmiştir. İlk hanımı hazret-i Sare veya Sara'dır. Bu hanımı, 70 yaşına geldiği hâlde çocuğu olmamıştı. Bunun üzerine İbrahim aleyhisselam, hazret-i Hacer ile evlendi ve bundan İsmail aleyhisselam doğdu. Hazret-i Sare de, Allahü teâlâya kendisine bir çocuk vermesi için dua etti. Allahü teâlâ, ona da bir çocuk ihsan etti ki, bu da İshak aleyhisselam idi. İsmail aleyhisselam Arapların, İshak aleyhisselam da İbranilerin, Yahudilerin ceddi, atası oldu. Yani Araplarla İbraniler, soy olarak aynı babadan, fakat ayrı analardan gelmektedirler.

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.