Header Ads

Önizleme

"Rabbike" kelimesini "rabbinâ" diye okumak

REKLAM Önizleme
Sual: Sübhane rabbike âyetini, rabbike değil rabbinâ yani çoğul olarak okuyanlar oluyor. Rabbinâ diye okumak, âyeti değiştirmek olmuyor mu?
Cevap: 
Kur’an-ı kerim okuduktan, dua ettikten, vaazlardan sonra Sübhane rabbike âyet-i kerimesini okumak sünnettir. Bazıları bu âyet-i kerimeyi değiştirerek, “Sübhâne rabbinâ şeklinde okumak daha iyidir” diyor. Taberani’nin bildirdiği hadis-i şerifte; (Bir kimse namaz sonunda, üç defa Sübhane rabbike âyet-i kerimesini okursa, yetişir miktarda sevaba kavuşur) buyuruldu.

İbni Hibban’ın bildirdiği hadis-i şerifte de; (Kıyamet günü büyük ölçeklerle, bol sevap kazanmak isteyen kimse, bir meclisten kalkınca Sübhane rabbike âyet-i kerimesini okusun!) buyurulmaktadır.
Bunlar ve benzeri hadis-i şerifler gösteriyor ki, Resulullah efendimiz bu âyet-i kerimeyi okurken, tavsiye buyururken, Kur’an-ı kerimdeki şeklini değiştirmemiş, hep Sübhane rabbike demişler,

Sübhâne rabbinâ dedikleri işitilmemiştir. Bu âyet-i kerimeyi Sübhâne rabbinâ şekline sokmak, Kur’an-ı kerime el uzatmak olduğu gibi, sünnete de tecavüz etmek, çok çirkin bir hareket olur. Hadis-i şerifler, fıkıh kitapları ve fetvalar, bu âyet-i kerimenin değiştirilmeden okunmasını bildirmektedir.

Ayrıca Rabbike, senin yani Muhammed aleyhisselamın Rabbi demektir. Âyetin manası da; (Ey, şerefli Peygamberim! Seni bu kemâle, şerefe ve bu izzete kavuşturan Rabbin) demek oluyor. Rabbinâ ise, bizim Rabbimiz diyerek, kendimizi Muhammed aleyhisselamın yerine koymak olup, güneş yerine yıldızları koymak demektir. Allahü teâlâ sevgili Peygamberini insanların hepsinden daha yüksek tutarak, hepsi yerine Onu söylemiştir. Onun şerefini bu âyet-i kerime ile de anlatmıştır. Bu kelimeyi değiştirmek, Muhammed aleyhisselamın şerefine dokunmak, o şerefi Ondan alıp kendimize vermek olur.

***
Sual: İslamiyet’in emirlerine uymayıp bu emirleri kendilerine göre değiştirerek uygulayanların imanı gider mi?
Cevap: 
İman edip de kendini İslamiyet’in hükümlerine uyduran kimse Müslümandır. İslamiyet’in hükümlerini kendi arzularına, keyiflerine uydurmak isteyenler ise, Müslüman değildir. Çünkü Allahü teâlâ dinleri, nefsin arzularını, keyiflerini kırmak ve taşkınlıklarını önlemek için göndermiştir.

***
Sual: Dinimizin emretmediği, beğenmediği şeyleri yaparak sevap kazanılır mı?
Cevap: 
İslamiyet’e uymayan şeylerin hiçbirisini Allahü teâlâ sevmez, beğenmez. Sevilmeyen, beğenilmeyen şeye sevap verilmediği gibi, cezaya da sebep olur.

***
Sual: Vesveseden, kötü düşüncelerden kurtulmak için hangi dua okunabilir?
Cevap: 
Celaleddin-i Suyuti hazretleri (rahmetullahi aleyh) Kitâbürrahme fittıbb-i velhikme kitabında, 150. kısmında buyuruyor ki:

Şeytanın vesvesesinden, sıkıntıdan kurtulmak için, her gün bu duayı okumalıdır:

Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür-raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!”
(Seadet-i Ebediyye s.741)

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.