Header Ads

Önizleme

İman bilgilerini okurken

REKLAM Önizleme
Sual: İman bilgilerini okurken aklıma bir çok sual takılıyor. Hepsini tek tek sorup bütün inceliklerini öğrenmek gerekir mi?
Cevap: 
Hadika kitabında, İslamiyet’in yasak ettiği zararlı ilimleri anlatırken buyuruluyor ki:
Kelam ilmini, Ehl-i sünnet vel-cemaat alimlerinin bildirdikleri itikadı öğrenecek, bunları akıl ve nakil ile ispat edecek ve sapıklara, dinsizlere anlatacak kadar okumak farz-ı ayn olup, bundan fazlasını öğrenmek, ancak din alimlerine lazımdır. Başkalarına caiz değildir. Dine yardım etmek için, fazla öğrenmek farz-ı kifaye ise de, bunu ancak, Allah rızası için çalışan zeki din adamının öğrenmesi caizdir.

Başkaları öğrenirlerse batıl yollara kayar. [Zındık yani sinsi İslam düşmanı olurlar.] İmam-ı Şafii (rahmetullahi teala aleyh) buyurdu ki: “İlm-i kelam ile uğraşıp sapıtmak yanında, büyük günah işlemek hafif kalır.” İmam-ı Şafii’nin zamanındaki ilm-i kelam için böyle denilince, şimdiki din cahillerinin, kısa görüşleri ve hayalleri ile yazdıkları din kitaplarını okumanın yasaklık derecesini ve zararlarını artık düşünmelidir. İmam-ı Şafii yine buyurdu ki: “Ehl-i sünnet itikadını iyi öğrenmeden önce ilm-i kelam ile uğraşmanın zararı bilinmiş olsaydı, kelam ilmi ile uğraşmaktan, aslandan kaçar gibi kaçınılırdı.” Şimdi kendi aklı, kendi görüşü ile kelam ilmi kitapları yazanlar çoğaldı. Bunların kitapları şirk ve dalalet ile doludur.

İmam-ı Ebu Yusuf, “Kelam ilmi ile uğraşanların imam olması caiz değildir” buyurdu. Bezzaziyye fetvasında, “İlm-i kelam ile uğraşanların çoğu zındık olur” buyuruldu. Fıkıh ilmi ile uğraşmak, yani farzları ve haramları öğrenmek ise, her Müslümana farz-ı ayndır. Fazlasını öğrenmek de, farz-ı kifaye olup, çok sevaptır. Hiç zararı yoktur. (Seadet-i Ebediyye s.413-414)

Emr-i maruf iki şekilde yapılır
Sual: Yaşayışımızla örnek olmakla da emr-i maruf yapılmış olur mu?
Cevap: 
Emr-i maruf iki şekilde yapılır: Birincisi, söz, yazı ve her çeşit yayın vasıtası iledir. Bunu yaparken, bilgi az ise ve şahsa, âdetlere, kanunlara dikkat ve riayet edilmezse, fitneye sebep olabilir. İkinci yol, hâl ile, İslam’ın güzel ahlakına uyarak numune, örnek olmaktır. Herkese tatlı dil, güler yüz göstermek, kimseyi incitmemek, kimsenin malına, ırzına göz dikmemek, kanunlara uymak, vergilerini, borçlarını ödemek, en tesirli, en faydalı nasihat yapmak olur. Bunun içindir ki, “Lisan-ı hâl, lisan-ı kâlden entaktır” demişlerdir. Görülüyor ki, İslam’ın güzel ahlakına uygun yaşamak, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmanın en güzel yoludur. Mühim bir farzı yapmaktır. İbadet etmektir. (Seadet-i Ebediyye s.95)

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.