Header Ads

Önizleme

Büyüklerden feyz almanın üç şartı

REKLAM Önizleme
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Güneş, ışığını ve ısısını herkese, her yere verir. Evliyalar da güneş gibidir. En büyük güneş Peygamber efendimizdir, sallallahü aleyhi ve sellem. Bu büyüklerden gelen feyz, insanın göğsüne kadar gelir. Ama içeri girmesi alıcıya bağlıdır. Alıcısı bozuksa girmez, bu da kendi kabahatidir. Mesela TV aleti bozuksa, diğer sağlam TV, yayınları alır, bu alamaz. Yayında kabahat yok, arıza TV’dedir.

Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretleri buyuruyor ki: Büyüklerden feyz almanın üç şartı var:

1- Muhabbet: Muhabbet, bağlı bulunduğun zatı eşinden dostundan, herkesten daha çok sevmektir. Sevmenin alameti de, itaattir, söz dinlemektir. Allah’ı ve Resulünü sevmenin şartı da, onlara itaat etmek, emir ve yasaklarına riayet etmektir. İtaat olmayınca, sevgiden söz edilemez. İki âyet-i kerime meali:

(Resulüm de ki: Allah’ı seviyorsanız, bana uyun.) [Âl-i İmran 31]

(Allah’a ve Resulüne itaat edin. İtaat etmezseniz [kâfir olursunuz], kâfirleri de elbette Allah sevmez.) [Âl-i İmran 32]

2- Edeb: En zor iş budur. Edeb haddini bilmektir, itaat edilmesi gerekenlere itaat etmektir. Şâh-ı Nakşibend hazretleri (Bizden istifade etmek isteyenlerin, bizim yola girenlerin yolun başında da, ortasında da, sonunda da edepli olması lâzım. Çünkü edebe riayet etmeyen, Allah’ın dostu olamaz) buyurdu. Yine büyüklerimiz, (En büyük edeb, ilahi hududu muhafaza etmek, emir ve yasağı gözetmektir) buyurdu. Haddini bilmek, aklın her şeyi bilemeyeceğini ve bilenlere tâbi olmak gerektiğini anlamak demektir.

3- Hizmet: Hizmette esas, soru sormamaktır. Ne derse peki denir. Sadece onlar, (Siz ne diyorsunuz?) derlerse, bir sefer fikir beyan etme hakkı var. Ama sadece sorulduğu zaman. Sorulmuyorsa o da yoktur. Çünkü merhum Hocamız buyurdu ki:

(Bir kere sual sormak, bir kere fikir beyan etmek, ancak sorulursa sorulur, ancak sorulursa o zaman söylenir. Eğer sorulmazsa emre itaatsizlik olur. Bir gün hocam, “Gözümden ameliyat olmamı söylüyorlar, sen ne dersin? Ameliyat olayım mı, olmayayım mı?” diye sordu. Ben de, “Efendim olmayın, bunların eline mübarek gözlerinizi teslim etmeyin” dedim. Hocam da, “Ben de öyle düşünüyordum, öyle istiyordum zaten” buyurdular. Hâlbuki mübarek gözlerinden rahatsızlardı. Son zamanlarda okumak için iki tane gözlüğü üst üste koyarlardı. Ama o zamana kadar sormadıkları için bir şey demedim. Dolayısıyla yolun aslı, esası bir şey emredilince soru sormamak ve sorulmadan fikir beyan etmemektir.)

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.