Header Ads

Önizleme

Çok büyük nimet içindeyiz

REKLAM Önizleme
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Allahü teâlânın milyarlarca kulu içinden birini seçip, Ehl-i sünnet itikadını, bu yolun büyüklerini tanımayı, sevmeyi ve dinimize hizmet etmeyi nasip etmesi onun için büyük nimettir. Ne zengin kâfirler var. Kuvvetlisi de var, güzeli de var. Hepsi zengin de olsa, çok kuvvetli de olsa, kâfirler bütün varlıklarını bırakıp, Cehenneme gidecekler. Onlardan biri bizim yerimizde, biz de onun yerinde olabilirdik. Nimetin büyüklüğünü buradan anlayalım.

Bize biri bir bardak su verse, yemek ikram etse, teşekkür ederiz. Doğru iman ve Ehl-i sünnet âlimlerini tanıma nimetine ise elbette çok şükretmeli. Onların bıraktıkları emanetlere sahip çıkarak, onların verdikleri sözleri yerine getirerek şükredeceğiz. Şükretmek de bıraktıkları emanetlere, yani kitaplarına ve evlatlarına, talebelerine sahip çıkmakla olur. Kitaplarına sahip çıkmak, okumak ve okutmakla; evlatlarına ve talebelerine sahip çıkmak da onları üzmemek ve haklarını yerine getirmekle olur. Yoksa sadece, (Çok şükür) demekle şükredilmiş olmaz.

İmam-ı Rabbânî hazretleri (Allah’a şükretmek, Ona inanıp, emir ve yasaklarına riayet etmekle olur) buyuruyor. (3/41)

Şükür çeşitlerinden bazıları

Allah’ı tanımanın şükrü: Bildirdiği emir ve yasaklara riayet edip hubb-i fillah ve buğd-i fillah üzere olmak, yani sevdiklerini sevip düşmanlarına düşman olmak ve ayrıca çok elhamdülillah demektir.
Peygamber efendimizi tanımanın şükrü: Ehl-i sünnet itikadı üzere olup, başta Eshabı olmak üzere, sevdiklerini ve onu sevenleri sevmek, sevmediklerini ve onu sevmeyenleri sevmemek, sünnetiyle amel etmektir.

Bir büyüğü tanımanın şükrü: Eserlerini okumak, okutmak ve yaymak, talebeleriyle birlik beraberlik içinde olmaktır.

İmanın şükrü: Doğru iman bilgilerini Allahü teâlânın diğer kullarına ulaştırmak, hubb-i fillah, buğd-i fillah üzere olmak. Yani sevdiğini Allah için sevmek, sevmediğini de Allah için sevmemektir.
Günün şükrü: (Allahümme mâ esbaha bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerîke leke, fe lekel hamdü ve lekeş-şükr) diyen gündüzün şükrünü yerine getirir. Akşam (Mâ esbaha) yerine (Mâ emsâ) diyerek okuyan da gecenin şükrünü yerine getirmiş olur.

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.