Header Ads

Önizleme

Bid’at ehline dua etmek

REKLAM Önizleme
Sual: Zemahşerî gibi ölmüş bid’at ehline, yaptığımız ibadetlerin sevabını göndermek veya onlara (Allah rahmet etsin) demek caiz olur mu?
CEVAP
Asla caiz olmaz. Zemahşerî, fırka-i dâlle denilen 72 sapık fırkadan biri olan Mutezile itikadında idi. Bu sapık fırkalara, bid’at fırkalar da denir.

İmam-ı Rabbânî hazretleri, (Bid'at ehli ile arkadaşlık, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha fenadır. Bid'at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi kaçmak gerekir) buyurdu. Çünkü hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Bid’at ehline sert davran! Allahü teâlâ, onlara düşmandır.) [İbni Asakir]
(Onlardan kaçın! Sizi dalalete, fitneye düşürmesinler.) [Müslim]
(Onlara selam vermeyin!) [İbni Mâce]
(Onlarla birlikte bulunmayın, birlikte yiyip içmeyin!) [Ukaylî]
(Onların cenazelerine gitmeyin!) [İbni Hibban]
(Ben onlardan değilim, onlar da benden değildir. Onlara karşı cihad, kâfirlerle cihad etmek gibidir.) [Deylemî]

(Ümmetim, 73 fırkaya ayrılacak, 72’si [bid’at fırkaları] Cehenneme gidecektir.) [Tirmizî]
(Bid’at ehli, bid’atini terk etmedikçe, hiçbir ibadeti kabul olmaz.) [İ. Neccar]
Hadîka ve Berîka’da (Bid'at ehlinin hiçbir ibadeti kabul olmaz) hadis-i şerifi açıklanırken, (İbadetleri sahih olur, fakat sevab verilmez) deniyor. Bid’at ehlinin ibadetleri sahih olsa da kabul olmaz. Kabul olmaz demek, sahih olmaz demek değildir. Sahih olur, fakat sevabı olmaz demektir. (Redd-ül-muhtar)

Her çeşit günahı işleyen kimsenin kıldığı namaz, şartlarına uygunsa sahih olabilir, namaz borcundan kurtulur, fakat kabul olmaz. Yani âhirette ona, (Niçin namaz kılmadın?) diye sorulmaz.
Kâfire de, (Niye namaz kılmadın, niye diğer ibadetleri yapmadın?) diye sorulmaz. Ona sadece (Niye iman etmedin?) diye sorulur. Bid’at ehline de, (Niye doğru itikat sahibi olmadın?) diye sorulur.

Bid’atin diğer günahlardan daha büyük olmasının sebebi şudur:
Günah işleyen kimse, suç işlemiş oluyor. Fakat bid’at çıkaran kimse, niyeti ne kadar iyi olursa olsun, dini değiştiriyor yani Allah’ın bildirdiği hükümleri beğenmeyip yeni hükümler koymaya, bizzat dinin sahibi olmaya çalışıyor. Allah adına hareket ediyor, kendi görüşünü din olarak bildiriyor. Yani kendisini hüküm koyucu ilah durumuna getiriyor. Bu bakımdan diğer bütün günahlardan daha büyük günah işlemiş oluyor.

Bid’at ehlinin kendi yaptığı ibadetler kabul olmadığı gibi, onlar için yapılan dua da kabul olmaz. Çünkü, bid’at ehli olanın Cehenneme gideceklerini Peygamber efendimiz haber veriyor. Onlara af ve şefaat yoktur. Cehennemlik olan kişilere dua edilmez, (Allah rahmet etsin) denmez. Eğer bid’ati küfürse ebedî cehennemliktir, dua ile affolmaz. İbni Âbidin hazretleri, (Kâfirin affolması için dua etmek küfürdür) buyuruyor. (Redd-ül muhtar)

Kaderi inkâr eden bazı mezhepsizler de, (Zemahşerî’nin tevbe etmediğini nereden biliyorsun da, ona dua etmiyorsun?) diyorlar. Elbette bilemeyiz. Peki tevbe ettiğini sen nereden biliyorsun? Bunlar bilinmediği için dinimiz zahire göre hükmeder. O tevbe etmiş olsa bile, biz tevbesini duymadığımız için, onu bid’at ehli olarak bilir ve ona dua edemeyiz.

İskoçyalı Thomas Carlyle veya Alman Goethe, Müslümanlık hakkında güzel sözler söylemişlerdir. Belki de gizli Müslüman olmuşlardır. Ama biz bilmediğimiz için onları rahmetle anamayız.
Bir Müslüman da kâfir olarak ölse, kâfir olduğunu bilmediğimiz için, ona dua ederiz. Bundan dolayı sorumlu da olmayız.

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.