Header Ads

Önizleme

Akılla nakil çatışırsa ne yapılır

REKLAM Önizleme
Sual: (Akılla nakil çatışırsa, akla uyulur) kuralı nerelerde geçerlidir?
CEVAP
Mecelle’nin (Ezmanın tegayyürü ile ahkâmın tegayyürü inkâr olunamaz) hükmü, Dürer-ül-hükkam şerhinde şöyle açıklanıyor: (Zamanın değişmesiyle, örf ve âdete ait ahkâm değişebilir. Fakat Nassa, delile dayanan ahkâm, zamanla değişmez.)

İslam bilgileri ikiye ayrılır: Fen ve din bilgileri. Din bilgileri, yalnız nakille anlaşılır. Bunların kaynağı, Kur’an-ı kerimle hadis-i şeriflerdir.

His organlarıyla anlaşılan şeylerin bir sınırı vardır. Bu sınırların dışında olan bilgiler his organlarımızla anlaşılamaz veya yanlış anlaşılır. His organlarımızla anlayamadığımız şeyleri, akılla anlarız. Bunun gibi aklın da bir anlayış sınırı vardır. Bu sınırın dışında olan bilgileri, akıl bulamaz ve anlayamaz. Akıl, erişemediği şeyleri anlamaya kalkışırsa yanılır, aldanır. Böyle bilgilerde akla güvenilemez. Mesela, Allahü teâlânın sıfatları, Cennette ve Cehennemde olan şeyler, ibadetlerin nasıl yapılacağı gibi din bilgileri böyledir. Akıl bunlara eremez. Bu bilgilerde akılla nakil çatışırsa, nakle uyulur, aklın yanıldığı anlaşılır.

Cizye vergisi
Sual: Bir gayrimüslim, (İslâmiyet'te Müslümandan zekât alınırken, niye gayrimüslimlerden cizye alınıyor? Bu, eşitliğe aykırı değil mi?) diye sordu. Cizye nedir ve cizye oranı, zekât oranından farklı mıdır?
CEVAP
Cizye, gelir vergisi, varlık vergisi demektir. Gayrimüslimlerden cizye almayı emreden İslamiyet, Müslümanların da zekât ve uşur vermelerini emretmiştir.

Zekât bir ibadettir, gayrimüslim kâfir olduğu için onlardan ibadet etmesi istenmez. Onlardan vergi alınır.
Müslümanların vermiş olduğu zekât ve uşur, gayrimüslimlerin vermiş olduğu cizyeden kat kat fazladır. Alınacak cizye miktarı, fakir olandan 40, orta hâlliden 80, zenginden 160 gram gümüş veya bu değerde mal yahut tahıldır. Kadınlardan, çocuklardan, hastalardan, yoksullardan, ihtiyarlardan ve din adamlarından cizye alınmaz.

Gelir vergisi olan cizye, karşılık demektir. Ölümden kurtulma ve mallarını, canlarını, her türlü haklarını koruma karşılığında, kâfirlerin devlete verecekleri paradır. İki türlü cizye vardır:

Birincisi, kâfirlerle sulh yaparken, kararlaştırılan miktardır. Bu miktar, sonradan hiç değiştirilemez.
İkincisi, her ay sonunda, fakirlerden 0,5 gram altın değerinde 1 dirhem gümüş alınır Orta hâlliden 2 dirhem, zenginden 4 dirhem alınır. Çalışamayandan ve senenin yarısından fazla hasta olandan bir şey alınmaz. Senede on bin dirhemden fazla geliri olana zengin denir. 200 dirhemden fazla kazanan orta hâllidir. Çocuktan, kadından, çok ihtiyardan, din adamından ve Müslümandan cizye alınmaz. Zekât, uşur, cizye ve haraçtan başka hiç kimseden zorla vergi alınmaz. Alınırsa zulüm olur. Sahiplerine geri vermek lazım olur.

Cizye verenlerin, malları, namusları ve ibadetlerini yapmak hürriyetleri, Müslümanların mal ve namusları gibi olup, herkese eşit olarak, adaletle muamele edilirdi.

Herakliyüs’ün büyük ordularını perişan eden İslam askerlerinin başkomutanı Ebu Ubeyde bin Cerrah hazretleri, zafer kazandığı her şehre, halife Hazret-i Ömer’in emrini göndermişti. Rumlara gönderdiği emir şöyle idi:

(Ey Rumlar! Allahü teâlânın yardımı ve halifemiz Ömer’in emrine uyarak, bu şehri de aldık. Hepiniz ticaretinizde, işinizde, ibadetlerinizde serbestsiniz. Malınıza, canınıza ve ırzınıza kimse dokunmayacak, İslamiyet’in adaleti aynen size de tatbik edilecek, her hakkınız gözetilecektir. Dışarıdan gelen düşmana karşı, Müslümanları koruduğumuz gibi, sizi de koruyacağız. Bu hizmetimize karşılık olmak üzere, Müslümanlardan hayvan zekâtı ve uşur alıyoruz. Sizden de, yılda bir kere cizye alacağız. Size hizmet etmemizi ve cizye almamızı Allahü teâlâ emretmektedir.)

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam2@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.