Header Ads

Önizleme

Zayıf kaville amel

REKLAM Önizleme
Sual: Din kitaplarında geçen (Denildi) ifadesi hep zayıf kavil midir? (Denildi) denilen kaville amel etmek caiz olur mu?
CEVAP
Evet, ihtiyaç olunca caiz olur. Denildi ifadesi, her zaman zayıf kavil için kullanılmaz. Başka yerlerde de kullanılır. Birkaç örnek verelim:

1- Miraç olayı sorulunca, Hazret-i Ebu Bekir, hiç tereddütsüz tasdik ettiği için, kendisine Sıddık denildi. Hazret-i Ali, (Sıddık adı ona gökten inmiştir) diye yemin etmiştir.
2- Hazret-i Ömer, bir münafığın kellesini uçurduğu için kendisine Ömer Faruk denildi.
3- Hazret-i Osman, Resulullah'ın iki kızıyla evlendiği için kendisine Zinnureyn [iki nur sahibi] denildi.
4- Hazret-i Fâtıma’nın yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan Zehra denildi.
5- Resulullah'tan başlayarak, Eshab-ı kirama ve Tabiîne ve kalbden kalbe akarak tâ zamanımıza kadar gelen feyzlere ihsan denirdi. Sonradan Tasavvuf denildi.

Şimdi zayıf kavil mânasında kullanılan denildi ifadesine örnekler verelim:
1- Yalnız cuma günü oruç tutmak müstehab olduğu gibi mekruh da denildi. Zayıf da olsa mekruh denildiği için yalnız cuma günü bir ihtiyaçsız tutmamalı. Cuma ve cumartesi günü oruç tutmaya karar verir, cuma günü tutar, fakat cumartesi günü bir mazeret sebebiyle tutmazsa yalnız cuma günü tuttuğu oruç mekruh olmaz, müstehab olur.

2- Ödünç vermekte iki şahit vacibdir denildi. İki şahit yanında ödünç vermelidir. Bu, güvensizlik değildir. Dinin emrine uymaktır. İkisinden biri ölebilir. Alacaklı ölmüşse, borçlu parasını mirasçılarına getirip verse de, belki daha fazlaydı diyebilirler. Ama iki şahit varsa veya senet yazılmışsa böyle bir suizanna sebep olmazlar. Borçlu ölürse, mirasçılarına bunun şu kadar borcu var dense inandırmak zor olur. İkisi de ölmese, biri borcunu verse, öteki unutsa, yine bir huzursuzluk meydana çıkar. Tanıdığımız samimi ve salih iki arkadaştan biri, (Vallahi ben borcumu ödedim) diye yemin ediyor. Öteki de (Vallahi vermedi) diye yemin ediyor. Borcu ödeyince bir kâğıt alsaydı böyle anlaşmazlık meydana çıkmazdı. Dinin emrine uyulursa huzursuzluklar ve yanlışlıklar önlenir.

3- Vekil, elindeki zekâtı, zenginin emretmediği fakirlere verse, sonra zengin kabul ederse, caiz olur denildi. Demek ki bir zengin, (Zekâtımı şu fakirlere ver!) dese, vekil de başka fakirlere verse, zekât fakirlere verildiği ve zengin de buna razı olduğu, fakirlere verilen zekâtın geri istenmesi uygun olmadığı için zekât sahih oluyor. Demek ki, zayıf kavle uymak gerektiği yerler de oluyor.

4- Yolcu, her suyu ayakta içebilir denildi. Yolcu, genelde seferde rahat yer bulamadığı için, ayakta içmesinin mahzuru olmaz.

5- Bir kimsenin haram malları da kalsa, bunlar vârislere helâl olur denildi. Vârislerin bunda suçu olmadığı ve günahı kazanana ait olduğu için vârislere helâl oluyor.

6- Ücretle, Kur’an öğretmek caiz olur denildi. Eğer ücretsiz öğreten olmazsa, Kur’an öğreten kimseler azalacağı ve Kur’anı çok kimsenin öğrenmesi için, öğretenin mesaisinin karşılığını alması caiz görülmüştür.

7- At eti ve sütü temizdir. Neslinin azalmaması için mekruh denildi. Demek ki, asıl sebep neslinin kesilmesidir. Neslinin kesilme durumu yoksa, at eti mekruh olmaz. Bazı Müslüman ülkelerde, domuz etinin değil de, haram olmayan at etinin yasak edilmesi çok mânidardır.

8- Müslüman olmayan kadınların yalnız saçlarına şehvetsiz bakmak caiz olur denildi. Bugün bütün dünyada bu durumdan sakınmak çok zordur. İhtiyaç olunca, bu kavle uymak caiz oluyor.

9- Yaradan, çıbandan çıkan renksiz su abdesti bozmaz denildi. Mesela çiçek ve egzamalı olanların bu kavle uymaları caiz olur.

10- İbadetlerde kalble birlikte, dille de niyet etmek caiz olur denildi. Vesveseli kimseler için bu kavil çok uygundur. Kalble ettiği niyetten tatmin olmayanların, dil ile de söylemeleri caiz oluyor.

Allah dostunu seven
Kişi sevdikleriyle beraber olacaktır,
Allah dostunu seven, elbet kurtulacaktır.
Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.