Header Ads

Önizleme

Namazda öksürmek

REKLAM Önizleme
Sual: Namaza durunca, önümden çocuk geçiyor. Ona mani olmak için, öksürmek yani öksürür gibi yapmak namazı bozar mı?
CEVAP
Evet, bozar. Çocuğun önümüzden geçmesi namaza zarar vermez. Büyük insan da geçse yine namaz bozulmuş olmaz. Günahı, geçene olur. Çocuğa zaten günah olmaz.

Namazda olduğunu bildirmek için öksürmek namazı bozar. (Halebi)

Boğazından, özürsüz, öksürür gibi ses çıkarmak namazı bozar. Kendiliğinden olursa bozmaz. (S. Ebediyye)

Çocuğa mani olmak için veya namazda olduğunu bildirmek için yahut birisi, (Orada mısın?) dediği zaman, orada olduğunu haber vermek için, öksürmek namazı bozar.

Ödünç verirken
Sual: Ödünç veren kimse, borçlusunun yemeğini yese veya ondan hediye alsa (Menfaat getiren her borç faizdir) hadisine göre faiz olur mu?
CEVAP
Şâfiî’de, anlaşma yapıp menfaat sağlamak şartıyla borç verirse faiz olur, şartsız olursa faiz olmaz. Mesela borç verenin, alacağı olandan herhangi bir hediye kabul etmesi, yemeğini yemesi veya herhangi bir şekilde kendine borcu olanın malından, parasından faydalanması, âdet böyle ise, caizdir. Hanefî’de ve Mâlikî’de ise, ödünç verenin, borçlusunun malından faydalanması haramdır. (Mizan-ül kübra)

Allah her dili bilir
Sual: Mezhepsiz bir hoca, (Allah sadece Arapçayı değil, her dili bilir. Namazda herkes kendi diline göre okumalıdır) diyor. Namazda Arapça okumak şart değil midir?
CEVAP
Elbette şarttır. Allah her dili bildiği hâlde, namazda aslını okumayı emretmiştir. Allah bize hangi dille okumamızı emretmişse o dille okumak gerekir.

Arapçadan başka dille kılınan namaz sahih olmaz. (İbni Âbidin)

Namaz kılarken başka dille dua okumak haramdır. (Dürr-ül-muhtar)

Ödünç ve âriyet
Sual: S. Ebediyye’de, (Ev, dükkân, hayvan gibi kıyemi olan, yani misli [aynısı] bulunmayan şeyleri ödünç vermek fasiddir, kullanmak haram olur) deniyor. Bunları âriyet olarak vermek gerekiyormuş. Ödünçle âriyet arasında ne fark vardır?
CEVAP
Ödünç, çarşıda misli, yani benzeri bulunan her şeyi, belirsiz bir zaman sonra, zaman tayin etmeden, misli geri verilmek üzere alınan para veya maldır. Buna (Karz-ı hasen) de denir. Bugün verip yarın istenebilir. Mesela ekmek, yağ, pirinç, tuz gibi şeyleri alan, yerine aynı miktarını verir.

Âriyet ise, bir malın menfaatini, kullanılmasını bedelsiz olarak vermek demektir. Mesela birinin evinde, bir ay ücretsiz oturulabilir, her şeyi kullanma yetkisi verilmişse, her şeyini kullanabilir. Atını, arabasını alır, bir hafta veya anlaşması ne kadarsa, o kadar gün kullanabilir. Birinin gelinliği âriyet olarak alınıp kullanılabilir. Fabrikasyon gelinlik ödünç de alınıp verilebilir. Eğer alınan gelinlik, kıyemi bir mal yani benzeri çarşıda bulunmayan özel bir şey ise, ödünç alanın bunun kıymetini ödemesi lazımdır.

(Şu yerlerde, şu zamana kadar, şu şekilde kullanabilirsin) diye âriyet vermek de caizdir.

Bir evi, dükkânı âriyet olarak alan, kiraya ve rehine veremez. Sahibi isteyince veya sözleşmedeki müddeti bitince, âriyet alınan şeyin geri verilmesi lâzım olur.

Âriyet, kullanılmak üzere alınan mal, işi bitince sahibine verilir. Ödünç alınan mal ise, harcanır, tüketilir. Yerine aynı cins maldan verilir.
Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam2@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.