Header Ads

Önizleme

Tatlı dil ve yılan

Sual: Atasözlerini tenkit eden biri, (Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır) sözünü uygun bulmuyor. (Tatlı söz söylenince, yılan delikten çıkar mı? Hem ne diye yılanı delikten çıkarıyorsun ki? Yılan delikten çıkarsa sokar insanı. Dil nasıl tatlı olur, tatlı olması için bal mı sürülüyor?) gibi tuhaf eleştiriler yapıyor. Bu atasözü neyi anlatıyor?
CEVAP
Bazı âyet ve hadislerde olduğu gibi, deyimlerde ve atasözlerinde de maksat, kelimenin sözlükteki manasıyla açıklanmaz. Selefiler de, müteşabih âyetler gibi deyim olan âyetleri de, sözlük manasıyla açıkladıkları için çıkmaza düşüyorlar.

(Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır) demek, (Acı ve kırıcı söz, dostu düşman yapar; tatlı söz, düşmanı bile dost yapmaya sebep olur) demektir. Yumuşak konuşmanın ve güler yüzlü olmanın önemi vurgulanmaktadır. Dilin tatlı olmasının, bal sürülmesiyle ilgisi yoktur; Yılan, tatlı dilden de, acı dilden de anlamaz. Tatlı dil demek, kırıcı olmayan, gönül alıcı, okşayıcı ve hoşa giden söz demektir.

Bu sözün yılanla, yılanı delikten çıkarmakla, dile bal sürmekle alakası yoktur. Deyimlerde, kelimelerin sözlük manasına bakılmaz. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerdeki deyimler de, sözlük manalarıyla açıklanırsa, çok büyük yanlışlık olur.

Sağır ve secde âyeti
Sual: Bir ortamda, secde âyeti okunsa, oradakiler, tilavet secdesi yapsalar, orada olup da sağır olduğu için duymayan kimse, secde âyeti okunduğunu anlasa veya işitenler ona söyleseler, onun da, tilavet secdesi yapması vacib olur mu?
CEVAP
Evet, vacib olduğunu bildiren kitaplar olduğu gibi, vacib olmayacağını bildiren kitaplar da var. Vacib olduğunu bildirenlerin kavli, ihtiyata daha uygundur. Bunların gerekçeleri şöyledir:

Sağır olmayanlar arasında, secde âyetinin okunduğunu duymayan çıkabilir. Eğer oradakiler, secde âyeti okunduğunu söylüyorlar ve kendileri de secde ediyorlarsa, duymamış olanların, duyanlara uyarak secde etmeleri vacib olur.

Sağır, secde âyetinin okunduğu yerde hazır olsa, orada bulunan cemaatle beraber tilavet secdesi yapar. (Mecmua-i Zühdiyye)

Okunan secde âyetini dinleyen kimse, anlasa da, anlamasa da, kendisine secde âyetinin okunduğu haber verilince, secde etmesi gerekir. İmam, secde âyetini okuduğu zaman, cemaat duysun veya duymasın, cemaate de, tilâvet secdesi vacib olur. Tilavet secdesi yapmak için, namazda, kıraatin açık veya gizli olması arasında da bir fark yoktur. Yani açık okunsa da, gizli okunsa da tilavet secdesi gerekir. (Hindiyye)

Başkalarının okuduğu secde âyetini duymayan sağıra, secde etmek gerekmez. (Nimet-i İslâm)
Önizleme
Blogger tarafından desteklenmektedir.