Header Ads

Önizleme

Bir vücut gibi olmak (2)

REKLAM Önizleme
Hocası talebeye tekrar sorar:

─ Vazife verdiğiniz kimselere karşı nasıl davranıyorsunuz?

─ Onlara kendimden daha fazla güveniyorum. Kendimden şüphelensem bile, onlardan şüphelenmiyorum; fakat kontrol, güvenmeye aykırı olmadığı için, kontrolü de elden bırakmıyorum. Onlara tam yetki ve serbestlik veriyorum. Onlar, duruma göre hareket edip, her gün bana bilgi veriyorlar.

─ İşte büyüklerimizin yolu da böyledir. Bu yolun esası taklittir. Ben de mübarek hocamı taklit ediyorum. Bir gün, (Beni dinleyen rahat eder; ama dinleyen yok; fakat sen dinlersin) buyurmuşlardı. Sizin, benim ve bütün hizmetlerin olmasının tek sebebi, mübarek hocamın bu iltifatına kavuşmamızdır. Başarılı olmak isteyen yardımcılarınız da aynı yolu takip ederse, aynı neticeye varacaktır. Başka hiçbir şeye lüzum yoktur. Yaptıkları bir işte, bir sıkıntı varsa, bir hataları var demektir. O da, ya size karşı bir hata etmiştir, söz dinlememiştir, bildiğini yapmıştır. Ya da dinimize uymamış, bir günah işlemiştir. Ben, hocamı taklit ediyorum, onun gibi olmaya çalışıyorum. Siz de beni taklit ediyorsunuz. Yardımcılarınızın da vazifesi sizi taklit edip, sizin gibi olmaya çalışmaktır. Yolun edebi ve başarının sırrı budur.

İşlerinizi, plan programınızı yazıya dökün. Bu insanları disipline eder. Bilgileri kaybolmaktan korur. İnsana daha iyi hedef gösterebilir. Bir de, his ve yorum aradan kalkar. His ve yorum felakettir. Hazret-i Ali, istek ve şikâyetleri hep yazılı istermiş, sözlü dinlemezmiş.

Öncelik sırası, hata işlememektir. Yanlış yapmamak birinci maddemizdir. Hiç kimse bize, daha iyisini yapmadın demez; ama niçin hata yaptınız der ve bu bizi çok sıkıntıya sokar. Büyüklerimizin kimliğini taşıyoruz, yani onları temsil ediyoruz. Onların güzel ahlakına uygun olarak, onların bildirdikleri şekilde hareket etmeliyiz. Bizim şahsi olarak yaptığımız bir hata, onlara gidebilir, bu da felaketimiz olabilir. İtibarımız, paramızdan daha kıymetlidir. Büyüklerimizin, dinimizin itibarını sarsacak şekilde, para ön plana alınırsa, o zaman felaket olur.

Her işimizde esas olan ihlâstır, yani her işi sadece Allah rızası için yapmaktır. İhlâs oldu mu, istemeden yapılan hata da güzel gözükür. Hep paradan puldan konuşulsa bile, bütün bunlar zikir olur; çünkü bunlar dinimize ve insanlara hizmet için yapılıyor, şahsi menfaat için yapılmıyor. Çok hatamız, kusurumuz olsa; ama niyetlerimiz halisse, Cenab-ı Hak bizi bu niyetimize bağışlar. Niyet ihlâs demektir. İhlâs ise sırf Allah için yapmak demektir. İşin başı budur.

Önizleme
Blogger tarafından desteklenmektedir.