Header Ads

Önizleme

ELVEDÂ YÂ ŞEHR-İ RAMAZÂN 19

REKLAM Önizleme



Gülbahçesinden...
Hadis-i şerifte buyuruldu ki, (Zekâtı verilmiyen mal için kıyâmetde çok acı azâb vardır.)
 

Kâinatın Efendisi Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem"
MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN  FAZÎLETLERİ

Muhammed aleyhisselâmın fazîletlerini bildiren yüzlerce kitap vardır. Fazîlet, üstünlük demektir.

Üstünlüklerinden seksenaltı adedi aşağıda bildirilmiştir:

28-Güneş ve ay ışığında yürüyünce, gölgesi yere düşmezdi.

29-Bedenine ve elbisesine sinek, sivri sinek ve başka böcekler konmazdı.

30-Çamaşırlarını ne kadar çok giyse, hiç kirlenmezdi.

31-Her yürüdüğü zaman, arkasından melekler gelirdi. Bunun için, Eshâbını önünden yürütür, arkamı meleklere bırakın derdi.

32-Taş üstüne basınca, taşta ayağının izi kalırdı. Kum üstünde giderken hiç iz bırakmazdı. Açıkta abdest bozduğu zaman, yer yarılıp bevl ve benzerleri toprak içinde kalırdı. Oradan etrâfa güzel kokular yayılırdı. Bütün Peygamberler de böyle idi.

33-Hacâmat kanından içenler oldu. Bunu işitince, 
(Cehennem ateşi onu yakmaz)buyurdu.

34-Büyük bir mucizesi de, mîraca götürülmesidir. Burak denilen Cennet hayvanı ile Mekkeden Kudüse götürüldü. Oradan göklere ve Arşa götürüldü. Kendisine acâib şeyler gösterildi. Allahü teâlâyı baş gözü ile bilinmeyen bir şekilde gördü. [Fakat bu görmesi, madde âleminin dışında yâni âhiret âleminde oldu.] Bir ânda tekrar evine getirildi. Mîraç mucizesi, başka hiçbir Peygambere verilmedi.

35-Ona ömürlerinde bir kere salât ve selâm okumaları ümmetine farz oldu. Allahü teâlâ ve melekler de, Ona salât ve selâm etmektedir.

36-İnsanlar ve melekler içinde, en çok ilim Ona verildi. Ümmî olduğu hâlde, yâni kimseden birşey öğrenmemiş iken, Allahü teâlâ Ona herşeyi bildirmiştir. Âdem aleyhisselâma herşeyin ismi bildirildiği gibi, Ona da herşeyin ismi ve ilmi bildirilmiştir.
--devamı var- 
[Herkese Lazım Olan Îmân]


Huzur Damlaları...
İmâm-ı Rabbânî hazretleri (kuddise sirruh) buyuruyor ki,
(Kalbde îmân bulunduğuna alâmet, islamiyetin emrlerini seve seve yapmakdır. Zekât niyyeti ile fakîre bir altın vermek, yüzbin altın sadaka vermekden dahâ sevâbdır. Çünki, zekât vermek, farzı yapmakdır. Zekât niyyeti olmadan verilenler ise, nâfile ibâdetdir. Farz ibâdetin yanında nâfile ibâdetlerin hiç kıymeti yokdur. Deniz yanında, damla kadar bile değildir. Şeytân aldatarak, farzları yapdırmıyor [kazâ namâzlarını kıldırtmıyor], nâfile kılmağı, [nâfile hacca ve ömreye gitmeği] güzel gösteriyor. Zekât verdirmeyip, nâfile hayrları, göze güzel gösteriyor.) 
[Müjdeci Mektûblar] 


Fıkıh Bilgileri...
ZEKATLA İLGİLİ ÖZET BİLGİLER
1- Zekât nisâbı, yirmi miskal, yani 96 gr altın veya bu değerde para veya ticaret eşyasıdır.

2- Zekât nisâbına mâlik olan kimseye zengin denir.

3- Zekâta tâbi malların veya paranın, sene içindeki azalıp çoğalmasına itibar edilmez. Nisâba mâlik olduktan bir sene sonra elde kalan mal, nisâbı buluyorsa kırkta biri zekât olarak fakirlere verilir. Nisaptan aşağı ise verilmez.

4- Zekât, kârdan değil, ticaret malının veya paranın tamamından verilir.

5- Senetli ve senetsiz alacaklar nisap hesabına dâhil edilir. Alacaklar tahsil edildikten sonra zekâtları verilir; almadan da verilebilir.

6- Borçlar, mevcut paradan veya maldan çıkarılır. Geri kalanın zekâtı verilir.

7- Zekât; câmi, hayır kurumları, dernek... gibi yerlere verilmez.

8- Zekât, ticareti yapılan maldan verilir. Onun yerine başka maldan verilmez. Meselâ halıcı, gıda maddesi veremez. Bakkal da halı veremez.

9- Zekâtı, ticareti yapılan maldan vermek câiz olduğu gibi, değerini altın olarak da vermek câizdir.

10- Ticaret için olmayan evler, arsalar, vasıtalar, demirbaş eşyalar zekât nisâbına dâhil edilmez.
 (Redd-ül Muhtar; Hindiyye)


Menkıbeler...
Sa'lebe, Resûlullah efendimizden "aleyhissalâtü vesselâm" malının çok olması için düâ istedi. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem", (Kanâ'at et!) buyurdu. Düâ için, tekrâr tekrâr ısrâr etdi. Düâ buyurunca malı, hayvânları çoğaldı. Onlarla uğraşıp namâza gelmez oldu. Resûlullahın gönderdiği zekât toplama me'mûrlarına zekât vermedi. Hakkında Tevbe sûresinin yetmişaltıncı âyeti nâzil oldu. Bunu işitince, sadakasını getirip yalvardı ise de, kabûl buyurulmadı. (Sa'lebeye yazıklar olsun!) hadîs-i şerîfine hedef olmak felâketine dûçâr oldu.


İstanbul için İmsak ve İftar vakitleri...
(19 Ramazân 1430 - 8 Eylül 2009 Salı)
İmsak: 04.45    İftar: 19.35
Not: İmsak vakti, oruca başlama zamanıdır. Sabah namazı imsaktan 15 dakika sonra kılınabilir. Diğer şehirler ve ülkeler için: www.turktakvim.com www.namazvakti.com  

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.