Header Ads

Önizleme

MERHABÂ YÂ ŞEHR-İ RAMAZÂN 4

REKLAM Önizleme
Gülbahçesinden...
Hadis-i şerifte buyuruldu ki, (Her kim inanarak ve karşılığını sadece Allahü teâlâdan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır.)
[Buhari, Müslim]

Kâinatın Efendisi Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem"
HİLYE-İ SEADET
İslâmiyyetin ilk zemânlarında ve islâmiyyetden evvel, Receb, Zil-ka'de, Zil-hicce ve Muharrem aylarında harb etmek harâm idi. (Rıyâd-un-nâsıhîn) kitâbı, ikinci bâbı, sekizinci faslında buyuruyor ki, (Zâhidî ve Alî Cürcânî tefsîrlerinde ve birçok tefsîrde yazıyor ki, islâmiyyetden evvel, arablar, Receb veyâ Muharrem aylarında harb edebilmek için, ayların yerini değişdirir, ileri veyâ geri alırlardı. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem", hicretin onuncu senesinde, doksanbin müslimân ile vedâ' haccı yapdığı zemân: (Ey Eshâbım! Haccı tam zemânında yapıyoruz. Ayların sırası, Allahü teâlânın yaratdığı zemândaki gibidir!) buyurdu). Abdüllahın evlendiği sene, ayların yeri değişik idi. Receb ayı, Cemâzil-âhır yerinde idi. Ya'nî bir ay ileride idi. O hâlde, nûr-i Nübüvvetin, Âmine "rahmetullahi teâlâ aleyhâ" valdemize intikâli, şimdiki Cemâzil-âhır ayındadır. Regâib gecesinde değildir.
Amcası Abbâs ile Abbâsın oğlu Abdüllah "radıyallahü anhümâ" da beyâz idi. Peygamberimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" kıyâmete kadar evlâdı da güzel ve beyâzdır. Meselâ, Ürdün emîri merhûm Abdüllah, İstanbula gelmişdi. Beyâz idi. Kadıköy müftîsi iken vefât eden fazîletli Ahmed Mekkî efendi "rahmetullahi aleyh" seyyid idi. Ecdâdı gibi, beyâz, kara kaşlı, iri siyâh gözlü ve çok sempatik, güzel yüzlü idi. Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" Eshâbı da, beyâz ve güzel idi. Osmân "radıyallahü anh" beyâz, sarışın idi. Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem, rum imperatörü Heraklius hükûmetine gönderdiği sefîri Dıhye-i kelbî çok güzel olup, İstanbul sokaklarında gezerken, yüzünü görmek için, rum kızları sokaklara çıkardı. Cebrâîl "aleyhisselâm" çok def'a Dıhye "radıyallahü anh" şeklinde gelirdi. -devamı var-
(Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye)

Huzur Damlaları...
İmâm-ı Rabbânî (kuddise sirruh) hazretleri 1.ci cild, 45.ci mektûbunda buyuruyor ki,

(Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce müslüman affolur, âzâd olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübârek ayda Onun şânına yakışacak, kulluk yapmağı ve Rabbimizin râzı olduğu, beğendiği yolda bulunmağı, hepimize nasip eylesin! Âmîn.)
[Oruç tutmak güç olan yerlerde, oruç tutanlara ve din düşmanlarının yalanlarına aldanmayıp, oruclarını bozmıyanlara, daha çok sevap verilir. Ramazan-ı şerif ayı, islâm dîninin nâmusudur. Âşikâre oruç yiyen, bu aya hurmet etmemiş olur. Bu aya hürmet etmiyen, islâmiyetin nâmus perdesini yırtmış olur. Namaz kılmıyanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması lâzımdır. Bunların orucu kabûl olur ve îmanları olduğu anlaşılır.]
(Müjdeci Mektublar)

Fıkıh Bilgileri...
ORUCU BOZAN ŞEYLER

Orucu bozup yalnız kazâ gerektiren şeylerden bazıları:
1-Hatâ ile bozulmak.
2-Boğaza kar, yağmur kaçmak.
3-Zorla bozdurulmak.
4-Burna sıvı ilâç koymak.
5-Burna kolonya çekmek.
6-Mukîm iken başladığı orucu, seferde bozmak.
7-Ud ağacı, amber ile tütsülenip dumanını çekmek.
8-Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek.
9-Kulağın içine ilâç damlatmak.
10-Derideki yaraya konan ilâcın içeriye girdiğini iyice bilmek.
11-Vücûda ilâç şırınga etmek.
12-İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak.
13-Dişi kanayan veya diş çektiren kimsenin, ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutmak.
14-İmsak vakti bittiğini bilmeden yiyip-içmek.
15-Güneş battı zannederek orucunu bozmak.
16-Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak.
17-Ağrıyan dişini morfin vurdurarak çektirmek zorunda kalan kimse, orucu bozulduğu için yiyip içerse sadece kazâ icap eder. [Türkiye Takvimi]

Hikmetler...
KADİR GECESİ

İmam-ı Şarani hazretleri, (Ramazan, pazar günü başlarsa, kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, perşembe başlarsa 25., cumartesi başlarsa 23., pazartesi başlarsa 21., çarşamba başlarsa 19., cuma başlarsa 17. gecedir) buyuruyor.

Menkıbeler...
ALLAHÜ TEALA ONA RAHMET ETMESİN...
Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), birgün minbere çıkıyordu. Minberin birinci basamağına çıktıklarında "Amin" dedi. İkinci basamağına çıktıklarında yine "Amin"dedi. Üçüncü basamağa çıktıklarında da yine "Amin" dediler. Eshab-ı Kiram "aleyhimürrıdvân" bunun sebebini kendilerine sordular. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
“Birinci basamağa çıktığımda, Cebrail aleyhisselam gelip dedi ki,
"Bir kimse Ramazan ayına sıhhat ve afiyetle kavuşur da ibadet ve istiğfar ederek kendisini affettiremezse Allahü teala ona rahmet etmesin." Ben de amin dedim.
İkinci basamağa çıktığımda:
"Bir kimsenin yanında anne ve babası ihtiyar olarak bulunur da, o ihtiyarların hayır dualarını almaz ve onları üzerse, Allahü teala ona rahmet etmesin" dedi. Ben ona da amin dedim.
Üçüncü basamağa çıktığımda ise şöyle söyledi:
"Bir kimsenin bulunduğu yerde senin ismin anılır da orada bulunan bir kimse sana salevat okumazsa, ona da Allahü teala ona rahmet etmesin" dedi. Ben o duasına da amin dedim.

ALLAH SENİ AFFETMEDİ...
Mâlik bin Dînâr hazretleri bir yıl hacca gitti. Haccını tamamladığı gece rüyâsında bir ses işitti; "Yâ Mâlik! Hacca gidenlerden Muhammed oğlu Abdurrahmân affedilmedi." dedi. Sabahleyin çevresinde Muhammed oğlu Abdurrahmân'ı aramaya başladı. Sordukları kimse ona: "Aradığın kimse Kur'ân ehlidir. Her yıl hacca gelir." dediler. Araya araya onu bir köşede Kur'ân okurken buldu. Abdurrahmân onu görünce bir âh çekip bayıldı. Daha sonra şöyle dedi: "Beni rüyânda gördün. Bana, Allahü teâlânın beni affetmediğini söylemeğe geldin değil mi?" Mâlik bin Dînâr hazretleri çok şaşırdı. Ona hayret edip sordu: "Sâlihlerden birine benziyorsun. Çok merak ettim. Acaba, Allahü teâlâ seni niçin affetmiyor. Ne günâh işledin?" "Bir Ramazan ayının ilk gecesi idi. İçki içip sarhoş olmuştum. Bu sırada babam beni aramış ve bir yerde yatar bulmuş. Beni çekince ben de sarhoşluktan ona vurup bir gözünü çıkarmışım. O da bana bedduâ etmiş. Ertesi günü ayılınca neler yaptığımı büyük bir üzüntü ile öğrendim. Bütün içki küplerini yok ettim. Kölelerimi âzât ettim. Yaptıklarıma pişman olup, doğru yola girdim. Her yıl böyle hacca gelir duâ ederim. Fakat, her seferinde sizin gibi birisi rüyâmda: "Allah seni affetmedi."diye söyler."

İstanbul için İmsak ve İftar vakitleri...
(4 Ramazân 1430 - 24 Ağustos Pazartesi)
İmsak: 04.25 İftar: 19.59
Not:
İmsak vakti, oruca başlama zamanıdır. Sabah namazı imsaktan 15 dakika sonra kılınabilir.

Diğer şehirler ve ülkeler için:
www.turktakvim.com www.namazvakti.com

Şikayetçi olup ağladığım nice günler oldu. Zaman geldi ki ağladığım günlere ağladım.
Hazret-i Ebu Bekr "Radıyallahü anh"

Önizleme

Hiç yorum yok

Cevap istediğiniz sorularınız için dinimizislam11@gmail.com adresine mail gönderiniz. Teşekkürler.
DİNİMİZ ve İSLAM SİTESİ YÖNETİMİ

Blogger tarafından desteklenmektedir.